Diyette Başarılı Olmanın 7 Altın Kuralı

Diyette Başarılı Olmanı Sağlayacak 7 Altın Davranış

Diyet serüvenini başarıyla tamamlamanı sağlayacak 7 altın davranışı öğrenmeye hazır mısın?

Seni pozitif sonuca ulaştıracak minik tüyoları bu yazıda bulabilirsin

  1. Adım: İşe öncelikle evdeki abur cuburları ortadan kaldırarak başlamaya ne dersin?
    Malum her an yemek yemen an meselesi. Bu durumda seni yalnızca sağlıklı besinler karşılasın. Sağlıksız alternatifler kafanı hiç karıştırmasın.
  2. Adım: Diyetinde mükemmel sonuç için olmazsa olmazlardan bir diğeri ise keyifli bir alışverişten geçiyor. Diyet listene uygun besinleri elinin altında bulabilmen işini ekstra kolaylaştıracaktır. Bunun için alışverişe tok çıkman ve yanında bir alışveriş listesinin olması gerektiğini hatırlatalım
  3. Adım: Sıradaki vazifen tükettiğin gıdanın seni doyurmasını sağlamak olsun. Bunu başarmak için küçük kaselere ihtiyacın olacak. Evet yanlış okumadın yediğin gıdanın öncelikle gözünü doyurması gerekiyor ve kaseleri küçültmek bu konuda gerçekten işe yarıyor. Salata tabağın mı? O elbette dilediğin kadar büyük olabilir.
  4. Adım: servis tabağı değil tüketmem gereken kadar gıda önünde dursun.Aksi takdirde biraz ondan biraz bundan derlenen ölçüyü kaçırabilirsin.
  5. Adım: Yemek yerken asla başka şeylerle uğraşma.Ne yazık ki çok sevdiğimiz ikili davranışlar yediğinizi hissetmenizi engelliyor. Müzik dinleme,Tv seyretme,gazate okuma gibi davranışları yemek dışındaki zamanlara ertelemeni tavsiye ediyorum.
  6. Adım: Bu yolculukta başarıya ulaşabilmek için gıdaları iyice çiğneyip yavaş yavaş yemen gerekiyor. Unutma ! Ne yersen ye doygunluk hormonun olan leptin yemeğe başladıktan yaklaşık 10 dakika sonra sentezlenir.
  7. Adım: Son önerim ise yazılı veya görsel medyadan duyduğun yanlış beslenme bilgileri ile yeni hüsranlara yelken açma. Bu yolculukta sana rehber olabilecek gerçek bir beslenme uzmanından destek al. Bilmelisin ki diyet bireye özeldir ve sen bizim için özelsin.
Gün Kurusu

Ara Öğün İçin Pratik Bir Tavsiye

Güneşin Altın Yumurtası Gün Kurusu Kayısı ile;

☉Demir depolarını doldurup bağışıklığını destekleyebilirsin?
☉İçeriğinde bulunan çözünmez lifler ile kabızlığa karşı korunabilirsin?
☉Müshil etkisi ile vücudunu toksinlerden arındırabilirsin
☉Potasyum ile kaslarını güçlendirerek kalp atışlarını düzenleyebilirsin❤
☉A vitamini sayesinde daha sağlam gözlere sahip olabilirsin ?
☉K vitamini ile kanının düzenli pıhtılaşmasını sağlayabilirsin ?
Yanında alacağın çiğ fındık ile oluşan bu muhteşem ikili bir sonraki öğüne kadar iştahını dengelemesi sağlayacaktır ?

Diyette Ne Kadar Su İçilmeli

Diyet Yaparken Neden Su İçmeliyim?

Diyette Su İçmek Gerekir mi?

Hemen hemen hepimizin bildiği; bir o kadar da diyet yaparken en sık ihmal ettiğimiz konuların başında gelir şu içmek. Sıcaklarda kaybedilen sıvı miktarıyla beraber almamız gereken sıvı miktarı da artıyor. Öncelikle su içmeyi ihmal ettiğimizde (dehidratasyon durumunda) neler oluyormuş buna değinelim;

  • Hafif hafıza ve kordinasyon bozuklukları gerçekleşir
  • Dikkat ve odaklanma güçleşir
  • Tansiyonumuz düşmeye başlar
  • Vücuda alınan vitamin ve minerallerin emilimi azalır.
  • Halsizlik sonucu ruhsal olarak kötü hissederiz
  • Böbreklerimiz su tutar ve vücutta ödem oluşur
  • İlerleyen aşamalardaysa nabız artar ve kas krampları oluşur

Peki sevgili okuyucularımız nereden anlarsınız vücudun susuz kaldığını, işte ipuçları:

  • Ağzınız ve diliniz kuruduysa,
  • İdrar miktarınız azaldıysa ve rengi koyulaşmaya başladıysa,
  • Deriniz kurumaya yüz tutmuş ise,
  • Baş ağrısı ve baş dönmeleriniz oluştuysa,
  • Kalbinizde çarpıntılar hissediyorsanız hemen en az 2 bardak su için derim

Sıvı kaybını azaltmak içinse;

  • 11-16 saatleri arasında sokağa çıkmayın,
  • Güneş altında efor harcamayın,
  • Diüretik etki gösteren çay ve kahve kullanımını kısıtlayın,
  • Gün içinde en az 2 litre su için,
  • Ayran, hoşaf, mineralli su, ve bitki çayları ile su alımınızı destekleyin,
  • Günde 5 porsiyon meyve sebze tüketin,
  • Ferah salatalar ve şekersiz limonatalar ile diyetinizi renklendirin derim.

Son olarak suyumuzu ılık mı soğuk mu tüketelim diyenlere seslenelim. Suyu ılık aldığınızda midenizi daha geç terk edeceği için tokluk süreniz uzar. Soğuk içtiğiniz sular içinse vücut kendi ısısına getirmek için birkaç kalori fazladan harcar fakat hatrı sayılacak bir miktar değil bu. Bu nedenle ister sıcak ister soğuk yeter ki su için derim sevgili okur.

Bitki Çaylarının Zararları ve Sınırları

Bitki Çayı Tüketiminin Sınırı Nasıl Olmalı?

Bitki Çaylarının Zararları Neler?

Soru: Bitki çaylarının kilo vermede ciddi bir etkisi var mıdır? Fazla kullanımının ne gibi olumsuz etkisi olur?

Cevap: Fonksiyonel bitki çayları mevcuttur. Örneğin kuşburnu çayının kan kolesterol seviyesinin düşürülmesinde etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ayrıca yeşil çayın metabolizmanızı hızlandırdığı onlarca çalışmayla kanıtlanmış durumda. Tabiki bu çayları ihtiyaç halinde kullanalım fakat gün içinde tüketim miktarı çok önemlidir. Bazen görsel ya da yazılı medyada bitki çayları öyle bir sunuluyor ki insanlar kilolarca bu çaylardan tüketebilirim gibi algılayabiliyorlar. Bir ürünü bir bireye tavsiye ederken mutlaka sağlık durumu gözden geçirilmeli. Özellikle tansiyon hastalarının yeşil çay konusunda dikkatli kullanımı sağlanmalı.

Aşırı miktarda kullanımı

  • Tansiyonumuzu düşürebilir, 
  • Sindirim sisteminizdeki iyi bakterilerin sayısını azaltabilir,
  • Vitamin ve minerallerin emilimini azaltabilir.

Gün içinde maksimum 3 fincan yeşil çay tüketmek gerekirken toplamda en fazla 5 fincan bitki çayı tüketimi tavsiye ediyoruz. Yine bitki çayınızın yoğunluğu da çok önemlidir. Bir su bardağı (200ml) bitki çayınızı 1 tatlı kaşığı bitki özü ile demlemenizi tavsiye ederim. Bunun dışında bitkileri mümkün olduğunca doğal formatında tercih etmenizi tavsiye ediyorum.

Bitki çaylarında GMP dediğimiz kaliteli üretim sertifikası prosedürleri uygulanmış mı bakmak lazım. İçeriğini bilmediğiniz otlar veya baharatları sizi hemencecik zayıflatır ümidiyle lütfen kullanmayın. Unutmayın Diyet bitmeyen özeldir ve mutlaka beslenme uzmanı tarafınfan bireye özgü planlanmalıdır.

Business Channel Türk TV “Sema BAYSAL ile İŞKOLİK” adlı programa konuk olarak katılan Diyetisyenimiz Sn. Halime Kazmacı’nın aktardıklarından alınmıştır.

Yanlış Beslenmenin Kansere Etkisi Var mı?

Kanser ve Beslenme Arasında Bir İlişki Kurulabilir mi?

Yanlış Beslenmenin Kansere Etkisi Var Mı?

Kesinlikle etkisi vardır. Ülkemizdeki ölüm sebeplerini incelediğimizde ilk sırada kardiyovasküler hastalıklar (kalp damar hastalıkları) ikinci sırada ise kanser yer almaktadır. İşte kanser bu derecede yaygın durumdadır. Öncelikle vücudumuzdaki yağ hücrelerinin kötü huylu hücrelerin üremesi için uygun ortam oluşturduklarını belirtelim. Kullandığımız gıdaların katkı maddeleri,ilaçları, pestisitleri,yapay tatlandırıcılar ve GDO lu besinler ne yazık ki kansere sebebiyet veriyor. Beslenme ve kanser arasındaki bağlantı işte bu kadar net iken sağlıklı beslenmeye, hareket etmeye ve ideal kilomuza ulaşmaya dikkat çekmemiz gerekir.

Ülkemizde artık onkoloji diyetisyenliği kursları verilmeye başlandı. Yani sağlıklı beslenmek hem hastalığın oluşmasını engellemek hem de hastalık oluştuktan sonra metastas (yayılma) olmaması adına katkı sunuyor.

Psikolojik Bozukluk Kilo Aldırır mı?

Psikolojik Nedenler Kilo Almaya Neden Olur mu?

Psikolojik Nedenler Yüzünden Kilo Alınır mı?

Psikolojik nedenlerler arasındaki en önemli faktör kortizol hormonudur. Stres hormonu dediğimiz bu hormon ne yazık ki günümüz insanında artık çok fazla artmaktadır. İnsanlar çok fazla strese karşı karşıya geliyor ve bu durumda kortizol hormon üretimi (stres hormonu) artıyor ve yapılan çalışmalar kortizol üretiminde özellikle bel ve etraftaki yağlanmayla birebir alakalı olduğunu göstermektedir.

Business Channel Türk TV “Sema BAYSAL ile İŞKOLİK” adlı programa konuk olarak katılan Diyetisyenimiz Sn. Halime Kazmacı’nın aktardıklarından alınmıştır.

Türkiye'de Obezite Dağılımı

Türkiye’de Obezite Dağılımı Ne Durumdadır?

Ülkemizde ve Dünyada Obezitenin Gelişimi

Obeziteyi de  tamamiyle bir hastalık olarak değerlendirdiğimiz gerekiyor. Özellikle metabolik hastalıklar anlamında obezite, çok büyük bir risk faktörü oluşturmaktadır. Ülkemizin geneline baktığımızda erkeklerin %25’inde, kadınların ise %45’inde aşırı kilolu olma durumu var. Yani ülkenin totaline baktığımızda kilo problemi olan kişi sayısı %50’nin üzerinde.

Şu aşamada  ülkemiz gerçekten obezite çok açık bir kapı olarak kaydedebilir. Dünya genelini kıyasladığımız şekilde Türkiye, dünyada obezitenin en hızla ilerlediği ülke durumunda. Evet Amerika’da en fazla obezite görülüyor ama ülkemiz en hızlı şekilde geliştiği ülke şu aşamada. O yüzden beslenme tarzımız dikkat etmemiz elzem öneme sahip.

Peki obezitenin bu kadar ciddi gelişim göstermesi, artması sebebi aslında biraz daha altında yatan teknolojik nedenler olabilir mi?

Tabi ki. Yani sadece teknolojik nedenler ile kısıtlamamak lazım, genetik bilgilerimiz ve bütün mineral eksiklerimiz yaşam tarzı şeklimiz, bunda çok büyük bir öneme sahip. Teknolojik durumlar diyoruz mesela; bir çok hastalarımız var. Özellikle çocuk hastalarla obez bireylerde en çok karşılaştığımız durum çocukların bilgisayar başında vakit geçirmesi, televizyon başında vakit geçirmesi bunlar çok önemli bir faktör.

Sınav Öncesi Nasıl Beslenmeliyiz

Sınav Günü Nasıl Beslenilmeli?

Sınav Günü Nasıl Beslenmeliyim?

Öncelikle sınav günü çok stresli olmanız, bazı sağlıklı gıdaları tüketmeye çalışsanız da tüketememeniz gayet normal. Örneğin sınav sabahı, karnınıza kramplar girebilir, hiçbir şey tüketemeyebilirsiniz. Lütfen endişelenmeyin, bu herkeste oluşabilecek bir durumdur ve sevgili aileler lütfen çocuklara bu konuda çok ısrar etmeyin. Bunun dışında önemli birinci noktamız, gün boyunca aç kalan bir vücudun kahvaltıyla enerji ihtiyacını karşılanması gerekiyor.

Kahvaltı günün en önemli öğünüdür, Eğer kahvaltı yaparsanız baş ağrısı ya da stres durumunu çok daha az bir şekilde hissedeceksiniz. Sınav öncesinde daha önce hiç denemediğiniz bir gıdayı kesinlikle kullanmamanızı tavsiye ediyorum. Alerjik bir reaksiyonun oluşması, sınav başarınızı olumsuz şekilde etkileyebilir.